Son dönemde en az 5 kişiden birinde görülen depresyon, kişinin hayatını maddi ve manevi derinden etkilemektedir. Depresyonun nedenleri fiziksel, ruhsal ve çevresel olabilir ya da birçok faktör birleşerek hastalığı tetikleyebilir. Depresyon tanısı konulduktan sonra izlenecek yol çok önemlidir, hasta ve hekim iletişimi rahatsızlığın tedavisinde belirleyicidir. Hasta doktoruna güvenmeli, her an hekimine ulaşabilmelidir.

Depresyon tedavisi öncesi hekim, hastanın hissettiklerini dikkatlice dinlemelidir. Fiziksel muayenelerle ruhsal bedensel bağlantı gözlenmelidir. Hormonlardan kaynaklı bir sorun olup olmadığını belirlemek için kan testi yapılmalı, duygusal ve düşünsel durum sorularla belirlenmelidir. Tüm tetkiklerin ardından depresyon tanısı konulmalı, sonrasında tedavi aşamasına geçilmelidir.

Psikiyatrist ilaç tedavisini gerekli görürse bazı anti-depresan ilaçları tedavi için kullanılabilir. İlaçların yan etkileri unutulmamalı, kişinin sosyal hayatını olumsuz etkilemeyecek dozlarda başlanmalıdır. İlaç tedavisi yanında psikolog eşliğinde terapiler rahatsızlığın geçmesini çabuklaştırır, kişinin kısa sürede eski hayatına dönmesi kolaylaşır. Eğer fizyolojik bir rahatsızlıktan kaynaklı bir takıntı söz konusuysa, fiziksel değişim için destek tedaviler alınabilir.

depresyon tedavisi

Her ruhsal sıkıntı, neşesizlik, iştahsızlık ve hayattan içe dönme durumu depresyon belirtisi olmayabilir. Bu yüzden kişinin kendisini iyi gözlemlemesi gerekir, gereğinden uzun süren mutsuzluk durumu mutlaka bir doktorla paylaşılmalı ve depresyonun olup olmadığı tespit edilmelidir. Depresyon tedavisi sürecinde uzman psikolog ve psikiyatristin birlikte hareket etmesi önemlidir. Ciddi boyuta gelmiş depresyon durumunda hasta kliniğe yatırılmalı, gözlem altında tedavisine devam edilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Depresyon Nedenleri Nelerdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

 Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir